Anasayfa İnceleme Bölüm İnceleme Çilek Kokusu 16.Bölüm Özeti

Çilek Kokusu 16.Bölüm Özeti

Merhaba Herkese,

Bölüm özetlerini yazmadan evvel bölümü en az iki defa izliyorum ki gözümden hiçbir şey kaçmasın. Hal böyle olunca biraz gecikebiliyor özet yazısı. Bu hafta da böyle oldu açıkçası. Ayrıca bugün Ankara’da yaşanan üzücü olaylar sebebiyle kafam da biraz dağınık, yazıda kopukluklar olmuşsa şimdiden affola!

Bu sefer söze iltifatlar ile başlayacağım. Çilek Kokusu takipçilerinin uzun zamandır beklediği bölümü sonunda izleyebildik. Bol bol Aslı-Burak sahnesi, romantizm, komedi ve de sonunda Aslı’nın Çağla karşısında dimdik duruşu.

64375

Gelelim bu bölümde yaşanan olayların detaylarına. Geçen bölümün sonunda Aslı ve Burak’ı romantik pikniklerinin ortasında bırakmıştık. Aslı Burak’a çok önemli bir soru sormuştu. “Bu yolda benimle yürümeye var mısın?”.  Aslı buna sonunda “Evet” dedi. Bugüne dek üzerinde pek çok defa da konuştuğumuz üzere, sanıyorum Aslı’nın Burak ile ilgili güvensizlikleri vardı, her ne kadar sevgisine inandığını düşünse de demek ki bilinçaltında da olsa Burak’ın dürüst olmamasından korkuyordu. Sonunda Aslı, Burak’a tamamen inanmış ve güvenmiş görünüyor. Ki zaten bu bölümde yaşananlar da bu güvenin bir ispatı şeklinde. Hatta Aslı ilişkilerine ailelerin vereceği tepki konusunda da oldukça iyimser durumda.

Burak bir an evvel Aslı ile olan ilişkisini ailesine açıklama taraftarı ama Aslı beklemeleri gerektiğini düşünüyor. Burak bu konuda biraz fazla romantik davranıyor olabilir. Daha annesi Çağla ile ayrıldıklarını kabul edememiş, babası da yeni kalp spazmı geçirmişken böyle bir itiraf ile çıkılır mı karşılarına? Burak işte böyle bir karakter biraz, kalbinin sesini dinleyen, pervasız. Aslı ise daha akılcı, daha ayakları yere basan. Aslında hayatta yaşadıkları sebebiyle erken olgunlaşmış bir kız o. Aslı Burak’ı ikna edince, işler biraz daha sakinleşinceye dek ailelere açılma konusunda beklemeye karar verdiler.

Aralarındaki güven problemini aşmış görünen çiftimizin hala birbirlerine söylemedikleri şeyler var tabi ki. Burak Aslı’ya Volkan’ın ondan hoşlandığını söylemedi mesela, Aslı’da Şükran’ın aralarındaki ilişkiyi bildiğini. Bu iki sır ileride aralarında yine bir probleme yol açacak gibi duruyor. Özellikle Burak’ın Volkan konusunda Aslı’ya neden açık davranmadığını anlamıyorum.

Bu bölüm güzel gelime ve haberlerin bölümüydü de bir taraftan. Bir defa Aslı, Mazharoğlu Holding’den burs aldı. Ayrıca Nihat Bey’in de tavsiye ile Aslı ve Burak aynı üniversiteye gidecekler. Bu arada söylemeden edemeyeceğim, Nihat Bey’e kalp spazmı yaramış 🙂 Burak ile olan ilişkisi ve Aslı’ya olan tutumu konusunda pamuk şeker gibi bir adam haline gelmiş. Diğer taraftan içten içe Aslı’dan pek hazzetmeyen ve bir şeylerden kuşkulanan Selda Hanım her bölüm biraz daha gıcık bir karakter haline gelmeye devam ediyor. Hem Aslı’nın okulu hem de şirketteki köstebek konusunda verdiği tepki ile nasıl da kendini bir şey sanan sözde “elit” bir insan olduğunu göstermiş oldu. Kendisine teessüf ediyoruz.

64377

Volkan pasif agresif şekilde Burak’ı taciz etmeye devam ediyor. Burak’ın bu konuda sinirlenmesi çok normal elbette ama yine de Aslı’ya bu kadar ters davranıp bir de emir vermesine açıklama değil. Burak gidip Volkan’a her şeyi anlatmaya karar vermişken, bu sefer de Aslı durdurdu onu. Bu konuda Aslı’nın açıklama hiç yeterli gelmedi bana. Volkan’ın ilişkilerini öğrenmesinin Aslı’nın annesiyle ne alakası var? Neyse, senaristlerin bu konuda bir planı var demek ki.

Yeri gelmişken, iki şey söylemek istiyorum Volkan ile ilgili olarak. Birincisi kendisi çömez bir “kötü adam” olarak oldukça iyi bir profil çiziyor şimdiye kadar. Mert Ekin Daymaz‘a kötü adamlık, efendi çocukluktan daha çok yaradı. Diğer taraftan annesiz büyümek hem Volkan hem de Eda’da büyük travmalara yol açmış bence. İkisinde de ciddi psikolojik problemler var gibi görünüyor. Sinan ne kadar çabalasa da annesizliğin boşluğunu dolduramamış çocuklarında. Tabi ben bir psikolog olmadığımdan teşhis koyamayacağım da, Volkan’da öfke kontrol problemi var. Eda’da ise aşırı bağlanma, sahiplenme ile ilgili sıkıntılar söz konusu. Eh, böyle manyak bir anneden normal çocuk doğması da beklenemez herhalde 🙂 Volkan, Eda’yı Başak ile görünce resmen çıldırdı. Böylesine sert bir tepkinin sebebini anlayamıyorum. Neler yaşandı da, Volkan bu denli annesinden nefret eder oldu acaba? Öyle ki Sinan bile bu kadar tepki vermiyor Başak konusunda.

64370

Elçin’in kozmetik firmasında bir yarışma düzenlendiğini öğrendiğimizden beri bu yarışmayı Aslı’nın kazanacağını az çok tahmin ediyorduk. Ediyorduk da Aslı’nın tasarımını Çağla’nın sahipleneceğini hiç tahmin etmemiştik. Hadi bir şekilde herkesi ikna etti Çağla bu tasarımı kendisinin yaptığına da, annesi- yani Elçin gibi zeki bir kadın- bunda bir iş olduğunu nasıl anlamaz? Yani Elçin kendi kızının ne kadar yeteneği var ne kadar yeteneği yok bilmiyor mu cidden?Neyse, bu konuyu uzatmayacağım. Çağla aslında Volkan ile “Aslı’nın bu yarışmayı kazanmaması” üzerine bir anlaşma ve plan yapmıştı. Hem kızın tasarımın sahiplendi hem de birinci olmasına engel olamadı, eeh haliyle bu durum Volkan’ın hiç de hoşuna gitmedi. Yeni bir planla, Aslı’ya “Kaybettiniz” haberini vermeyi bir şekilde Volkan’ın lehine çevirmeye çalıştılar ama onu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar.

Bir defa Volkan’ın Aslı ile görüşmek için Eda’nın hisleriyle bu kadar oynuyor olmasını, Eda’nın Aslı’ya karşı olan saf ve temiz sevgisini kullanıyor olmasını gerçekten alçakça buluyorum. Kardeşini sevdiğini iddia eden bir ağabeye iç yakışmayan davranışlar bunlar. Volkan Aslı ile görüşmek için yine Eda’yı kullandı ve Aslı kötü haberi aldığında yanında olmayı başardı. Tabi Volkan yardım amaçlı para teklif ettiğinde Aslı’nın ona büyük minnet duyacağını falan sanıyordu ama hiç de beklediği karşılığı alamadı, OH OLSUN! Aferin Aslı’ya, Volkan’a güzelce verdi ağzının payını.

  • Yasemin Ünal

    Yine cok guzel bir yazi olmus. Ellerinize saglik. Bolumu en az iki kere izleyip yorum yapmaniz gercekten isinizi ne kadar titizlikle ve ozenle yaptiginizi gosteriyor. Bu haftaki reytingin dusmesiyle 17 ekimde de dusucegini dusunmeden kendimi alamiyorum. Cunku cumartesi sadece kiraz mevsimi degil iliski durumu karisik ve kertenkele gibi komedi dizileri de var. Belki gecen haftaki bolum bu hafta olsaydi insanlar sıkılmazdı.boylece bu kadar reyting kaybetmezdi. Dizinin detaylari cok guzel yansitan bir dizi oldugunu dusunuyorum. O terlik sahnesi de bu dusuncemi destekliyor. Bu bolum her sey cok dozundaydi bence. Dram dozundaydi komedi dozundaydi romantiklik dozudaydi. Umarim diger bolumlerde boyle olur. Cunku fazla drama kactiklarinda (14. Ve 15. Bolum gibi) seyirci izlemekten vazgeciyor. Demet özdemir ve yusuf cimin arasindaki uyumu gercekten cok begeniyorum. Konusmadiklarinda sadece ayni ortamda buunduklarinda bile aralirandaki uyum hissediliyor. Neyse uzun lafin kisasi iyiki internete dolasirken bu siteyi bulmusum. Hem olumlu hem de olumsuz yonlerini elestirip yaziya alarak gercekten cok guzel bir is cikartiyorsunuz. Tebrikler

    • Yasemin hanım güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Böyle yorumları okuyunca daha güzel özetlerle çıkmak istiyorum karşınıza 🙂

      Yeni bölüm bu akşam yayınlanacak, fragmanları izledikten sonra ben heyecanlandım, güzel bir bölüm bizi bekliyor bence. Ancak Cumartesi akşamı fazlasıyla çekişmeli olacak reyting açısından. Umarım dizi hatalı 1-2 bölümün ve yanlış gün seçiminin kurbanı olmaz.

  • Pingback: Çilek Kokusu 17. Bölüm Tanıtım Filmleri - Dizi Mania()