Anasayfa Haberler Galeri Kore Dizi Klişeleri

Kore Dizi Klişeleri

Her Kore dizi izleyicisinin aklından şunlar geçmiştir eminiz: “Bir dakika, bir dakika… Ben bu sahneyi bir yerden hatırlıyorum ama”… Merak etmeyin, yalnız değilsiniz, aynı düşünceler bizde de var… Çünkü klişeler, Kore dizilerinin olmazsa olmazlarından.

Öncelikle şu konuda anlaşalım: Kore dizisi demek, klişe öğelerin kullanımı demek. “Klişe” denilince aklınıza hemen olumsuz düşünceler üşüşmesin, Kore dizilerinin güzelliği bir yerde o klişelerden geliyor çünkü. Hatta ben ellerinde bir klişe kontrol listesi olduğunu ve dizileri çekerken bu kontrol listesinin üzerinden birer birer geçtiklerini düşünüyorum 🙂 Şaka bir yana, Kore dizilerinin vazgeçilmezi klişeleri seviyoruz. Bazılarını daha çok seviyoruz, bazılarına anlam veremiyoruz ama onlarsız da yapamıyoruz.

Bu listede, en çok kullanılan Kore dizi klişelerine yer verdik.

1- Arkadan Sarılma

Playful Kiss – Bu sahne için gerçekten çok uzun süre bekledik! (Photo: filebookph.blogspot.com.tr)

İster dram olsun ister komedi, Kore dizilerinin türü ne olursa olsun biraz da olsa romantizm içerdiği bir sır değil. İşte dizilerin o romantik anlarının vazgeçilmez sahnesi; arkadan sarılma sahnesi oluyor çoğunlukla. Erkek ya da kadın fark etmez, beklenmedik bir anda karakterimiz arkadan sarılıverir sevdiğine. Çoğunlukla bu arkadan sarılan, sevdiğinin gitmesine engel olmak ister. Bu sahneler, romantizmin doruk sahneleridir ve çoğu zaman (Kore dizileri için elbette) ilk öpücük kadar değerlidir.

Saymadık ama sanırım bu arkadan sarılma anları, normal sarılmalardan çok daha fazladır. “Arkadan sarılma” için k-dramalarda da İngilizce söylenişi olan “Back Hug” kullanılıyor. Bu back hug’lar Kore dizilerinde o kadar önemli ve yaygın ki, bazı diziler (Örneğin My Love from the Star ya da Oh My Venus) kendileriyle biraz dalga bile geçiyorlar bu konuda.

2- Ayakkabı Giydirme

Big – Bu yazıda Gong Yoo’ya biraz torpil geçiyor olabilir miyiz? (Photo: dramabeans.com)

Kore dizi sektörünün peri masallarına karşı oldukça şaşırtıcı bir ilgisi var. Hemen her dizide bahsi geçen bir masal oluyor. (Mesela Secret Garden – Küçük Denizkızı).  Sindirella da Kore insanının en etkilendiği masallardan biri olmalı ki, hemen her dizide bir ayakkabı giydirme-ayakkabı bağcığı bağlama sahnesi mevcut. En alakasız görünen dizilerde dahi; çoğunlukla erkek baş rol, bir çift ayakkabı alır ve sevdiceğine giydirir. Ayakkabı almamışsa, çıkan ayakkabısını giydirir. Ayakkabı ayağındaysa da bir şekilde bağcığını bağlar. Topuklu ayakkabıların topuğu her zaman kırılmaya meyillidir. Her k-dramada mutlaka bir ayakkabı sahnesi mevcuttur.

Tabi Kore dizilerindeki “masal” etkisi bununla sınırlı değil. Bir defa çoğu dizide, baş roldeki kızın giydirilip, süslendiği; bir partiye hazırlandığı sahne vardır. Ayrıca çoğu dizide baş roldeki kızımız Sindirella Kompleksi‘nden muzdariptir. (Kadınlarda bağımsızlık korkusu olarak literatüre geçen Andromeda Kompleksi ya da diğer tanımıyla Sindirella Kompleksi, her kadının bilinçli ya da bilinçsiz yaşadığı beyaz atlı prensi bekleme durumudur. Kaynak*) Kadın karakterleri güçsüz ve ezik gösteren bu kompleksten, son dönem Kore dizileri biraz da olsa kurtulmuş görünüyor. (Kore Dizileri ve Sindirella Kompleksi isimli yazımızda bu konuya detaylı olarak değineceğiz.)

3- Sırtta Taşıma

Coffee Prince – Eun Chan’ın sarhoş Han Kyul’u defalarca taşımasının ardından, bu özel servisi hak ettiğini düşünüyoruz 🙂

“Sırtta Taşıma” klişesi, Kore dizilerinin vazgeçilmezi ve sanıyorum Türk insanına da en tuhaf geleni. Erkek karakterimizin, sevdiği (ya da seveceği) kadını sırtında taşımasının genellikle iki sebebi olur: kızımız çok sarhoş olmuştur ya da ayak bileğini incitmiştir. Biz daha çok çocukların sırtta taşınmasına alışkın olduğumuzdan, yetişkin bir erkeğin, yetişkin bir kadını kucağında taşımak varken neden sırtında taşıdığını pek anlayamıyoruz elbette 🙂 Ancak sanıyoruz “sırtta taşıma”, Kore insanı için büyük bir yakınlaşmayı temsil ediyor.

Love Rain

Arkadan sarılma ile sırtta taşıma (İngilizce: Piggyback Ride) Kore dizilerinin tartışmasız en çok kullanılan iki klişesi. Eğer kimse birini bir yerden bir yere sırtında taşımıyorsa, o Kore dizisi eksik kalmıştır 🙂

4- Bilekten Tutup Çekme

Secret Garden – Joo Won’un Gil Ra Im’i fazlasıyla hırpaladığı bu sahnede üzülmüştük. (Photo: DramaFever)

Bilekten tutup çekme sahnelerinde sizin de aklınıza hep “Şimdi kızın kolu çıkacak!” düşüncesi geliyor mu? Yalnız değilsiniz 🙂 Eğer çiftimizin arasında hararetli bir konuşma geçiyorsa, kızlarımız genelde konuşmanın ortasında çekip gitme eğilimindedir Kore dizilerinde. Hal böyle olunca, erkek karakterimiz de kızımı bir hışım el bileğinden tutarak geri çevirir. Hiç bir zaman elden tutulmaz, hep bilekten tutulur. Ve bu mümkün olduğunca sert yapılır. Genellikle bileğinden tutulup çekilen kız, bir yere götürülür ve tartışmaya orada devam edilir.

Kore dizilerinde bilekten tutup çekme iki amaçla kullanılır genellikle: birini konuşmak için başka bir yere götürme ya da birinin gitmesine engel olma. Yukarıdaki sahnede (Heirs) olduğu gibi, bir kişinin tutmasının yeterli olmadığı durumlarda, iki kişinin bilekten tuttuğu sahneler de mevcut elbette 🙂

5- Aynı Evde Yaşama

Playful Kiss – Ortam biraz gergin mi ne?

Kişisel olarak en favori Kore dizi klişem, “aynı evde yaşama”. Eğer Kore dizilerine aşinaysanız, evlenmeden önce aynı çatı altında yaşamanın Kore toplumu için nasıl da büyük bir tabu olduğunu bilirsiniz. (Tabi bu dizilerde bize yansıtılan…) Dolayısıyla, aynı evde (ya da otel odasında) birlikte kalmak durumda olan erkek ve kadın arasındaki cinsel gerilim, bu klişeyi izlemesi en keyifli olanlardan birisi haline getiriyor. Başlarda birbirinden pek de hoşlanmayan baş rol oyuncularımız, bir şekilde aynı çatı altında yaşamak zorunda kalırlar. Bu tek gecelik kısa sürecek bir birlikte yaşama da olabilir, bir anlaşma sebebiyle çok daha uzun da sürebilir. Tabi eğer bir otele gidilmek zorunda kalındıysa, her zaman otelde çift kişilik tek bir yatak bulunan, tek bir oda boştadır 🙂 Ve her zaman kimin yatakta yatacağı, kimin yerde yatacağı konusunda bir tartışma yaşanır.

Birlikte yaşayan çiftimiz bir süre sonra bu duruma çok alışır ve birbirlerinden ayrılmak istemezler. Birlikte yaşama süreci elbette pek çok komik olayı da beraberinde getirecektir.

6- Sürpriz Öpücük / Kazara Öpücük

Kore dizileri çoğunlukla öpüşme konusunda cimri davranır izleyiciye karşı. Seks sahneleri, hele ki evlilik öncesi seks sahneleri, zaten yok denecek kadar azken, öpüşme sahneleri de sayılı olarak yer alır. İşte o sayılı öpüşme sahnelerinden -çoğunlukla ilki- kazara ya da sürpriz şekilde yaşanıyor. Mesela yere düşen çiftimiz, nasıl oluyor bilmiyoruz ama bir şekilde dudak dudağa buluveriyorlar kendinlerini. Ya da çok sarhoş/çok hasta/uyku sersemi olan karakterimiz, kendisiyle ilgilenen kişiyi bir başkası sanarak öpüverir.

Üstteki örneğimiz, Noble My Love isimli diziden, absürt seviyede zorlama (bir o kadar da sevimli) bir kazara öpücük 🙂 Tabi bu kazara öpücükler genelde iki tarafın da bir türlü aklından çıkmaz, birbirlerinden ne kadar da hoşlandıklarını bu sayede anlamaya başlarlar.

Oh My Ghostess: Sevgili şefimiz başını nasıl bir belaya soktuğunun farkında mıydı acaba? (Photo: dramafever.com)

Bu ilk öpücüklerin bazıları da, bir taraf için sürpriz olarak gerçekleşir. Karakterlerimizden birisi, diğerini hazırlıksız yakalar ve beklenmedik bir anda öpüverir. Çoğu zaman bu öpüşmelerde hazırlıksız yakalanan tarafın gözleri kocaman açık kalacaktır.

  • cavlan

    obur kadın karakterle içki içme benim favorilerim sanırım :)) pek doğru bir klişeler listesi olmuş.

    sırta alma, kucakta taşıyamayacak kadar güçlü olmadıkları için olabilir mi? ciddi bir kas gücü gerekmiyor mu bir insanı kollarda taşımak için?