Ana Sayfa Sinema Digger: Ya Sev Ya da Nefret Et

Digger: Ya Sev Ya da Nefret Et

56
TOM CRUISE as Digger Rockwell in Warner Bros. Pictures and Legendary Pictures’ “DIGGER,” a Warner Bros. Pictures release.

Bundan yaklaşık iki yıl evvel Tom Cruise’un Alejandro G. Iñárritu’nun yeni filminde oynayacağı haberi düştüğünde sinema dünyasında büyük bir merak başladı. Mücadele içindeki hayatları anlatan Iñárritu, Cruise’u nasıl bir karakterle karşımıza çıkaracaktı? Kariyerinin neredeyse 30 yılı Görevimiz Tehlike ve Ethan Hunt ile özdeşleşmiş Cruise, Iñárritu’nun nasıl bir hikâyesinde rol alacaktı? Geçtiğimiz yaz ilk teaser ve afiş yayınlandığında alışılmış görüntüsünün dışında, yaşlı, göbekli, ayağında kovboy çizmeli, elinde kürekli bir karaktere bürünmüş gördük. İlk fragmanı yayınlandı, evet dedik iklim krizi, hiciv de var, Tom da dünyayı kurtaracak. Yine acaba nasıl bir iş ortaya çıktı diye düşünüp dururken nihayet Digger’ın gösterim günü geldi. Nasıl mı derseniz, benim için iyi çünkü farklı ve cesur bir anlatımla karşı karşıyayız. Ancak çoğu izleyici beğenecek mi, işte o büyük bir soru işareti. O yüzden “ya sev ya da nefret et” Digger için en uygun cümle olacak.

Karşımızda Digger Rockwell. Buram buram ABD’yi yansıtan bu yaşı geçkin adam, atalarından süregelen petrol işinin başında ve oldukça da güçlü. Uzun zamandır hayatta tutmaya çalıştığı kedisi Maggie ise en değerli varlığı. Digger, klasik sabahlarından birinde Grönland’da bulunan sondaj sahasından bir haber alır. Sondaj çalışmaları sırasında sızan metan gazı yüzeye çıkmış ve büyük bir buzul kütlesinin kopmasına neden olmuştur. Digger konunun halledilebileceğini düşünse de bilim insanı Dr. Ganesh’in verdiği bilgiler durumun ciddiyetini gözler önüne serer. Kopan buz kitlesi Avrupa’ya doğru yol almakta ve tsunamiden yüksek can kaybına kadar büyük bir felaket tehdidi oluşturmaktadır. ABD Başkanı, yardımcısı, savunma bakanı dahil hükümetin önde gelenleri ciddi sonuçlar doğuracak bu olası felaketle ilgili bilgilendirilir. Pek, bunun için nasıl bir çözüm üretilmesi gerekir? Digger, her şeyi hallettiği gibi bunun üstesinden gelebilecek midir?

Filmde Digger’a hayat veren Tom Cruise’un yanı sıra başarılı bir oyuncu kadrosu var. Riz Ahmed, felaket tellalı diye tanımlayacağımız bilim insanı Dr. Garesh rolünde. John Goodman ABD Başkanı Compson’ı, Sandra Hüller Digger’ın üvey kız kardeşi Emma rolleriyle karşımızda. Michael Stuhlbarg Başkanın yardımcısı rolünü üstlenirken Emma D’arcy Digger’ın asistanı Lina rolünde. Jesse Plemons, filmin az görünen ama kilit ismi diyebileceğimiz Kenny rolüne hayat veriyor.

Öncelikle Digger’ın hiçbir şekilde SPOILER yememeniz gereken bir yapım olduğunu belirtmeliyim. Bu yüzden detay vermeyi bu seferlik atlıyorum. Çünkü Dr. Strangelove tarzında ilerleyen bu film nereye gidecek derken işin bakış açısı bir anda değişiyor ve bu da hikâyeyi daha merak edilir bir hale dönüştürüyor. Kesişen hayat hikâyeleriyle tanıdığımız ve yıllar geçtikçe mücadele ve ayakta kalabilmeyi bize farklı zaman dilimlerinden gösteren Alejandro G. Iñárritu, bu defa tüm dünyanın en büyük problemini, iklim krizini irdeliyor. Dünyamızın nihai geleceğini cesur bir bakış açısıyla sunarken, en büyük iğneyi de kendini dünyanın hâkimi gören o büyük Amerika’ya batırıyor. Hicvin bol olduğu film, felaket sonrası değişen dünyaya da küçük bir kapı aralıyor.

Tüketimin üst düzeyde yaşandığı şu dönemde üretilen şeyler de kendini tekrar etmenin ötesine geçmiyor. Artık hikâye anlatıcılığının da bir evrim geçirmesi gerekiyor ve Iñárritu da Digger ile bunu deniyor. Olmuş mu derseniz, ben beğenenler tarafındayım. Bazı yerler biraz daha kısa tutulsaydı ve yaratılan o geleceğe dair biraz daha ayrıntı görseydik keşke…

Oyuncu seçiminin de gayet yerinde olduğu filmde başta Riz Ahmed olmak üzere John Goodman, Sandra Hüller ve az sahnesiyle Jesse Plemons’un performansları göze çarpıyor. Tom Cruise için övgü dolu cümlelere hiç gerek yok. Bunca yıllık kariyerinde kötü bir performansı yok ve burada da sınırlarını zorlamaktan çekinmiyor. Filmin sonlarına doğru bir gladyatör edasıyla Avrupa Parlamentosunun karşısına çıkan Digger’ın o uzun konuşması en akılda kalıcı anlardan biri. Bu film Cruise’a veya Iñárritu’ya ödüller getirecek mi, bekleyip göreceğiz. Çünkü eleştirmenler şimdiden ikiye bölünmüş durumda ve olumsuz taraf başı çekmekte.

Yaşadığımız evreni tüketmeyi umursamayan varlıkların olduğu gibi, SPOILER vererek izleme keyfinizi kaçırmaktan rahatsız olmayacak varlıklar da mevcut. O yüzden en kısa zamanda Digger’ı izleyin. O abartılı eleştirileri de görmezden gelin. Ne de olsa iyi veya kötü olduğuna siz karar vereceksiniz. Şimdiden keyifli seyirler.