Ana Sayfa Sinema Bir Geri Dönüşe Daha Hazır Mıyız? Fantastik Dörtlü: İlk Adımlar

Bir Geri Dönüşe Daha Hazır Mıyız? Fantastik Dörtlü: İlk Adımlar

1235
Fantastik Dörtlü İlk Adımlar

Çizgi roman efsanesi Stan Lee’nin Jack Kirby ile birlikte yarattıkları Fantastik Dörtlü, 1960’lardan günümüze pek çok uyarlamayla karşımıza çıkmıştı. Bilimsel bir görev sırasında yaşadıkları bir aksilikle kozmik ışınlara maruz kalan ve süper güçlerle dünyaya geri dönen dört kişinin hikâyesi, Fantastik Dörtlü: İlk Adımlar adıyla beyazperdeye bir kez daha taşınıyor. Pedro Pascal, Vanessa Kirby, Ebon Moss-Bachrach ve Joseph Quinn’in başrollerinde yer aldığı film 25 Temmuz’dan itibaren ülkemizde de vizyonda.

Zeki bir bilim insanı olan Reed; eşi Sue, en yakın arkadaşı Ben ve kayınbiraderi Johnny’yle uzaya yaptıkları bir görev sırasında kozmik ışınlara maruz kalmış ve yuvalarına süper güçlerle dönmüşlerdir. Bu olayın üzerinden dört yıl geçer ve biz Dünya 828’de Fantastik Dörtlü’müzü bir aile yemeği sırasında bir arada görürüz. Uzun zamandır bir bebek sahibi olmak isteyen Reed ve Sue nihayet bu isteklerinin gerçekleştiğini Ben ve Johnny’ye açıklarlar. Tabii bu mutlu ve sakin an, gökyüzünde ateş toplarının belirip Gümüş Sörfçü’nün ortaya çıkmasıyla bozulur. Gümüş Sörfçü Dünya 828’e bir mesaj iletmeye gelmiştir. Gezegenleri yok eden Galactus’un bir sonraki hedefi burasıdır. Ve ekip, gezegen yutan bu varlıkla görüşmeye karar verir. Hazırlıklar yapılır ve tehlikeli bir yolculuğun ardından Galactus’la karşı karşıya gelirler. Sue’nun içindeki gücü fark eden Galactus, bebeğin karşılığında yaşadıkları dünyayı yok etmemeyi teklif eder. Böyle bir şeyin mümkün olmayacağını bilen ekip, dünyayı kurtarmanın yollarını aramaya başlar.

Filmde Reed Richards yani Mr. Fantastic rolünü Pedro Pascal üstleniyor. Vanessa Kirby, Reed’in eşi Sue yani Görünmez Kadın’ı canlandırmakta. Reed’in en yakın arkadaşı olan ve hayatlarını değiştiren bilimsel görevin sonucunda taş adama dönüşen Ben Grimm rolünde Ebon Moss-Bachrach yer alıyor. Sue’nun erkek kardeşi Johnny Storm yani Alev Adam rolünü Joseph Quinn üstleniyor. Hikâyenin kilit karakterlerinden Gümüş Sörfçü rolünde Julia Garner var. Sarah Niles, Natasha Lyonne ve Mark Gatiss’in yanı sıra Paul Walter Hauser/Harvey-Köstebek Adam, Ralph Ineson da Galactus rolleriyle filmin kadrosunda bulunuyor. Yönetmen koltuğunda ise Matt Shakman yer almakta.

The Fantastic Four: First Steps

Film, hikâyeyi hiç bilmeyenler için güzel bir sunumla başlıyor. Mark Gatiss’in canlandırdığı talk-show sunucusu Ted Gilbert, bu dört kişinin nasıl süper güçlere sahip olduğunu ve sonrasında nasıl dünyanın koruyucuları haline dönüştüklerini anlatıyor. Birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan Reed, Sue, Ben ve Johnny’nin hikâyesinde aile daima ön planda. Zaten filmin konusu da aile temasının üzerinden şekilleniyor. Galactus’un kabul edilemeyecek teklifi sonrası dünyaya döndüklerinde halkın büyük tepkisiyle karşılaşıyorlar ve Sue bu sorunu annelik içgüdüsüyle çözmeyi başarıyor. Belki onlar bebek Franklin’le birlikte beş kişilik bir aileye dönüşmüş olabilirler ama insanlığı da ailelerinin bir parçası olarak görüyorlar. Bu yüzden de hiçbir ferde zarar gelmemesi için dünyayı kurtarmak adına harekete geçiyorlar. Duygusallığın daha yoğun olduğu hikâyede aksiyon sahneleri filmin ortalarına doğru kendini göstermekte. Özellikle Gümüş Sörfçü’nün göründüğü çoğu sahne heyecanı yükseltiyor. Ve tabii Galactus’la tanışma sahnesi de etkileyici anlar arasında. Film, görsel olarak hikâyenin geçtiği 1960’ları –mobilyasından kıyafetine– kusursuz bir şekilde izleyiciye aktarıyor. Görsel efektler ise belki biraz daha iyi olabilirdi.

Filmin oyuncu kadrosuna da biraz değinmek gerekirse… Pedro Pascal’ın, ekibin lideri Reed yani Mr. Fantastic rolünde biraz silik kaldığını düşünüyorum. Onu az ve öz oyunculuğuyla Game of Thrones’da sevdik, üzerine Narcos’da biraz daha sevdik. Ve The Mandalorian’da “This is the way” diye diye kalbimizi fazlasıyla kazandı. The Mandalorian’ın ekmeğini de art arda yer aldığı sinema filmleriyle fazlasıyla yedi ve yemeye de devam ediyor. Ama ne yazık ki benim gözümde bir başrolden ziyade iyi bir yardımcı oyuncudan öteye geçemiyor. (Açıkçası The Last of Us’daki Joel rolü için de yanlış seçim olduğunu düşünüyorum.) Bu yüzden de hikâyenin lideri, zeki bilim insanı, iyi bir dost olarak bana geçmedi. Vanessa Kirby için söylenecek bir şey yok, çünkü kendisi hangi rolde olursa olsun her zaman en iyi performansı sergilemeyi başarıyor ve Sue rolünde de gayet iyi. Filmin en çok sevdiğim karakterlerinden biri hiç şüphesiz The Thing’e dönüşen Ben Grimm. Fantastik Dörtlü bir aileyse benim için bu ailenin reisi Ben’den başkası değil. Sakin ve güven veren tavrı, çoğunlukla sesini duyduğumuz Ebon Moss-Bachrach sayesinde izleyiciye fazlasıyla geçecektir. Stranger Things’in sevilen ismi Joseph Quinn, filmin heyecan dolu karakteri Johnny ile yine sevilmeye devam edecek. Filmde en beğendiğim karakter Gümüş Sörfçü oldu. Bu roldeki Julia Garner da Kirby gibi şaşırtmıyor ve iyi bir performans sergiliyor. Ben Grimm’in ilgisini çeken öğretmen Rachel rolündeki Natasha Lyonne ise maalesef yanlış bir seçim olmuş. Reed’in en önemli yardımcısı robot H.E.R.B.I.E.’yi unutmayalım, mekanik de olsa ailenin fertlerinden biri sayılır.

Önceki beyazperdeye uyarlamalarının ardından yeniden bir şans verilen Fantastik Dörtlü, daha güçlü bir senaryoyla daha güçlü bir geri dönüşü hak ediyordu. Muhtemelen serinin devamı gelecektir ama gelmese bile bu dörtlüyü 2026’nın sonlarında vizyona girmesi planlanan Avengers: Doomsday’de göreceksiniz. Marvel Sinematik Evreni’nin her filmini izleyeceğim diye bir derdiniz varsa Fantastik Dörtlü: İlk Adımlar için yerinizi ayırtın. Ama temcit pilavı gibi sürekli önümüze getirilen hikâyelerden sıkıldıysanız pas geçebilirsiniz, çok bir kaybınız olmaz. Nasıl olsa belirli bir zaman içerisinde platformlarda yerini alacaktır.