Günümüzde artık hayatlar öyle ya da böyle “olması istendiği gibi” gösterilmiyor mu… Herkes mutlu, herkesin keyfine diyecek yok. Neredeyse herkes arzuladığı hayatı yaşıyor da sanki bizim haberimiz yok. Tabii günün sonunda istenilen tek şey, “imrenilecek bir hayatın sahibiymiş” gibi gözükmek. Hal böyle olunca istenilen ve imrenilen duygular da neden satın alınamasın ki? İşte yönetmen Hikari’nin Stephen Blahut ile birlikte yazdığı Kiralık Aile, her geçen gün daha da yalnızlaştığımız bu çağda insana insan olmanın güzelliğini hatırlatıyor. Brendan Fraser’ın başrolünü üstlendiği film, 2 Ocak itibariyle ülkemizde de gösterime girdi.
Japonya, Tokyo’dayız. Amerikalı bir oyuncu olan Phillip Vandarploeug, bir zamanlar burada bir diş macunu reklamında rol alıp büyük başarı yakalayınca yaşamını da Tokyo’ya taşımıştır. Şimdilerdeyse oyuncu seçmelerine katılarak kalıcı bir rol edinmeye çalışmaktadır. Yine seçmeler arasında gidip geldiği günlerden birinde Shinji’nin sahibi olduğu Rental Family adındaki ajansla yolu kesişir. Shinji’nin anlatımıyla bu ajans insanlara talep ettikleri duyguları satmaktadır. Mesela bir gün bir cenazenin konuğu, bir gün bir eş veya nişanlı olmak mümkündür. Müşteri ne isterse, ajansın çalışanları ön hazırlıklarını yaparak onların hayatlarına dahil olur. Hem de ne kadar süre isteniliyorsa… Phillip de bu işe bir şans vermeye karar verir. Tanımadığı insanların hayatlarına girecek ve mesleğini yani “rol”ünü yapması gerekecektir. Mesela bir gün bir cenazenin Amerikalı konuğu, bir gün genç bir kadının Amerikalı bir eşi, bir gün bir çocuğun seçkin bir özel okula kabul edilebilmesi için Amerikalı babası ya da eski bir aktörün aslında unutulmadığını hatırlatmak adına Amerikalı bir gazeteci rolüne bürünecektir. Peki, bu iş için neden kendisi seçilmiştir? Çünkü Amerikalı “beyaz adam” ihtiyacının vücut bulmuş halidir. Phillip her geçen gün bu yeni mesleğine adapte olmaya çalışır. Ancak zaman ilerledikçe müşterileri olarak görmesi gereken insanlarla bağları güçlenir ve hayatlarının bir parçası olmaya başlar. Bu durum kendisini rol ve gerçek ikilemi arasında bırakacaktır.

Filmde Phillip Vandarploeug rolünde Brendan Fraser’ı izliyoruz. The Whale’deki performansıyla bir Oscar sahibi olan Fraser’ın bu hikâyedeki oyunculuğu izleyenin kalbine dokunacak türden. Rental Family ajansın sahibi Shinji rolünde Takehiro Hira yer almakta. Ajansın en önemli çalışanı olsa da yaptığı işi sorgulamaya başlayan Aiko rolünde Mari Yamamoto’yu izliyoruz. Phillip’in yine işi gereği bağ kurduğu eski aktör Kikuo Hasegawa rolünde Akira Emoto var. Phillip’in baba rolüne büründüğü genç kız Mia rolünde Shannon Mahina Gorman yer alıyor. Kimura Bun, Shino Shinozaki, Sei Matobu, Misato Morita da filmin oyuncu kadrosundaki diğer isimler. Japon film yapımcısı Hikari yönetmen koltuğunda otururken, senaryosunu da Stephen Blahut ile birlikte kaleme almış.
Kiralık Aile, insanı merkezine alan bir hikâyeye sahip. Neredeyse her geçen gün kendi içimize kapandığımız ve insanlığımızı unuttuğumuz şu zamanlarda insan olmanın getirdiği duyguları bize hatırlatıyor. Phillip’in düzenli bir getirisi olması için kabul ettiği bu “rol” işi, özellikle hafızası yok olmaya yüz tutan eski aktör Kikuo ve seçkin bir özel okula kabul edilebilmek için bir baba figürüne ihtiyacı olan Mia’nın hayatına girmesiyle gerçekçi bir hale bürünüyor. Ve izleyenler de adım adım bu dönüşüme tanıklık ediyor. Hikari’nin etkileyici kadrajı sadece oyuncuların ruh halini yansıtmakla kalmıyor, arka plandaki Tokyo’yu, bir toplumun geleneklerini ve yaşam tarzını da bizlere aktarıyor.
Kiralık Aile, insan hikâyelerini özleyenler için izlenmesi gereken filmlerden biri. Biraz hayatın koşuşturmasından ve umutsuzluktan uzaklaşıp insan olduğunuzu hatırlamaya ne dersiniz… Bence sizlere de iyi gelecek. Şimdiden güzel seyirler.


















