Bu dünyada kaç kişi hayalindeki hayatı yaşayabiliyor ki… Ya da hayal ederken o hayat insanı nasıl da olmayacak durumlara sürükleyebiliyor ki… İşte bu filmin ana karakterlerinden Aliye de hayallerine rağmen hayatın akışına teslim olmak zorunda kalan genç bir kadın. Ve biz de filmin bir diğer ana karakteri olan Levent’le birlikte onun hayatına tanık oluyoruz. Başarılı yönetmen Pelin Esmer’in yeni filmi O Da Bir Şey Mi?, geçtiğimiz ay 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde toplam 8 ödüle layık görüldükten sonra 17 Ekim itibariyle vizyonda yerini alıyor. Filmin başrollerindeyse Timuçin Esen ve Merve Asya Özgür yer almakta.
Aydın, Söke’deyiz. Kentin tarihinde önemli bir yeri olan Efes Sineması ve otel binası film festivalinin konuklarına ev sahipliği yapmaktadır. Onlardan biri de yeni filmiyle festivalde yer alan İstanbullu ünlü yönetmen Levent’tir. Levent’in filmlerinin sıkı bir takipçisi olan Aliye, sinemaya ev sahipliği yapan bu özel yapının içindeki otelde çalışmaktadır. Aliye, bir şekilde Levent’in telefon numarasına ulaşır ve mesleği gereği karşılaştığı insanların hayat hikâyelerini dinlemek zorunda kalan yönetmene kendi hikâyesini ses kayıtlarıyla anlatmaya başlar. Levent, bir yandan Aliye’nin başından geçenleri dinlerken bir yandan da Söke’deki bir sonraki film festivali için bir kısa film hazırlığı yapar. Çünkü önümüzdeki yıl filmin jüri başkanıdır, üzerine bir de kısa film sözü vermiştir. Kendi hayatındaki iniş çıkışların arasında Aliye’nin hikâyesi bir şekilde Levent’i cezbeder. Farklı hayatlara sahip olsalar da bir şekilde bir araya gelen bu iki insan gerçek ile kurgu arasında bir seçim yapmalıdır.
Filmde Levent karakterine Timuçin Esen hayat verirken, Aliye rolünde kamer karşısında ilk oyunculuk deneyimini gerçekleştiren Merve Asya Özgür’ü görüyoruz. Levent’in annesi Nigâr rolünde İpek Bilgin, otelin daimî misafirlerinden Gülistan rolünde Nur Sürer yer almakta. Aliye’nin hayatında kilit bir rol üstlenen avukat Ahmet rolünde Mehmet Kurtuluş var. Otelin müşterileri arasında yer alan avukat Aynur rolünde Şebnem Hassanisoughi’yi, Aliye’nin annesi Emine rolünde Asiye Dinçsoy’u izliyoruz. Sermet Yeşil, Fehmi Karaarslan, Laçin Ceylan, Deniz Karaoğlu ve Oğuz Kara da filmin az ve öz oyuncu kadrosunda. Senaryosunu ve yönetmenliğini Pelin Esmer’in üstlendiği filmde Barbu Balasoiu da görüntü yönetmeni olarak karşımızda.

Herkesin bir hikâyesi vardır ve o hikâye sahibine göre hep çok özel ve güzeldir. Bu duruma da güzel dokundurmalar yapan O Da Bir Şey Mi?, hayalleri sekteye uğramış genç bir kadının hikâyesini abartıya kaçmadan yalın ve bir o kadar güzel bir dille izleyiciye anlatıyor. Söke’den dışarı adımını atmamış Aliye’nin hayatı fazlasıyla hayal kırıklıkları barındırmakta. Fakat bunlar izleyiciyi hiç sömürmeden gayet yalın ve olduğu gibi aktarılıyor. Zaten Aliye’nin anlatım dilinden de bu fark ediliyor. Avukat olmayı çok arzulayan, hatta bu yolda da girişimlerde bulunan Aliye ne yazık ki bazı trajik olayların gelişmesiyle bu hayalini gerçekleştirememiş. Kendi okumayı yarıda bırakmış olsa da aynı durumu kardeşinin yaşamasını istemiyor ve bunun için de ne gerekiyorsa yapıyor. Hikâyede bir yandan Aliye’nin yaşadıklarını takip ederken bir yandan da Levent’i tanımaya çalışıyoruz. Boşanma aşamasındaki Levent hem yeni filmi için genç bir oyuncu arayışında hem de Söke’deki festival için söz verdiği kısa filmi yapma hazırlığı içinde. Aliye’nin attığı ses mesajları fazlasıyla ilgisini çekmekte. Anne Nigâr Hanım hayatının önemli bir parçası. Anne-oğul ilişkisi filmin dikkat çeken noktalarından biri ve aralarında geçen diyaloglar da bir o kadar güzel. Hikâye ilerledikçe annenin pişmanlıklarını da öğreniyoruz. (Bu arada Timuçin Esen ve İpek Bilgin’in muhteşem uyumunu söylemeden geçemeyeceğim.) Filmin iki ana karakteri hayatlarına devam ederken geçmişleriyle de yüzleşiyorlar. Ve bunu tetikleyen kişiyse hiç şüphesiz Aliye.
Hikâyenin yan karakterlerine de değinmeden olmaz. Nur Sürer’in hayat verdiği Gülistan’ın “anlatsam film olur” misali her gördüğü yönetmene hikâyesini pazarlamaya çalışması ister istemez tebessüm ettiriyor. Gülistan’ın hemen yanı başındaki Deniz ise vakti zamanında kendisine zulmeden sorgu memuruyla hesaplaşmasını yaşamakta. Avukat Ahmet’in hayatıysa “iyilikten maraz doğar” misali paramparça olmuş durumda. Davadan davaya koşan avukat Aynur, yine hayalindeki hayatı yaşayamayanlar arasında.

Söke’de geçen hikâyede antik kent Milet de yerini alıyor ve Miletli Aspasia da. Otelin barına ismini veren Aspasia; Sokrates ve Perikles’le olan ilişkisi filmin referansları arasında. Ve tabii Barbu Balasoiu’nun gözünden çıkan o muhteşem açılar filmin seyrini güzel kılan en önemli etken. Merve Asya Özgür, kamera karşısındaki ilk oyunculuğunda iyi ama çok da övülecek derecede değil. Yaş alan biri olarak benim için Timuçin Esen’i izlemek gerçekten bir “ayrıcalık” ve Levent rolünde yine fazlasıyla iyi.
Yönetmen Pelin Esmer iyi bir hikâye anlatıcısı ve bunu “O Da Bir Şey Mi?”de bir kez daha deneyimliyoruz. Siz de bu deneyimin bir parçası olmak istiyorsanız sonbaharın bu güzel günlerinde yaklaşık iki saatlik bir vakit ayırın, pişman olmazsınız. Şimdiden herkese iyi seyirler…


















