Bu yıl ilk kez 5–6–7 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleşecek Long Play Müzik Filmleri Festivali, belgesel sinemacı Gökçe Kaan Demirkıran’ın öncülüğünde, İstanbul’un kalbinde sinema ve müzik tutkunlarını bir araya getirecek.
Festivalin belgesel yarışmasında finale kalan 8 film açıklandı:
“Bir Orkestranın İzinde” (Türkiye)
Yönetmen: Musa Ak, Hasan Basri Özdemir
Konu: 1968 yılında Türkiye’nin ilk ve tek kız orkestrası olarak kurulan Eroğlu Kız Orkestrası’nın, Türkiye’nin önde gelen gitarist ve aranjörlerinden biri olan Cenk Eroğlu (aynı zamanda grup üyeleri Sema ve Deniz Eroğlu’nun yeğeni) tarafından yeniden bir araya gelme hikayesidir.
“Aşırı Kişisel Belgesel” (Türkiye)
Yönetmen: Oğulcan Atayol
Konu: Müzisyen Nilüfer Akdoğu’nun Türkçe sözlü caz albümü Aristo’ya İnat’ın kayıt süreci. Film, bir albümün ortaya çıkış aşamasındaki müzikal arayışları tüm kırılganlığıyla izleyiciye sunuyor. Aynı zamanda dünya caz tarihinden ögelerin yaşanmışlıklarla konuşulduğu, aksaklıklara rağmen neşenin hiç kaybolmadığı özel paylaşımların kaydı niteliğinde.
“Recife Tem Um Coração” (Brezilya)
Yönetmen: Rodrigo Sena
Konu: Recife’nin (Brezilya) brega fenomeni olarak tanınan Silvo Silva, yeni bir bluetooth hoparlör satın almaya çalışmak için takipçileriyle birlikte canlı yayın yapar.
“The Rhythm of Balance” (Türkiye)
Yönetmen: Mustafa Men
Konu: Müzik, insanlık tarafından icat edilen ya da keşfedilen en yüce sanat olarak, antik çağlardan beri hastalıkların tedavisinde bir araç olarak görülmüştür. Günümüzde modern tıp, sanat terapisi adı altında müzik terapisini birçok farklı hastalığın tedavisinde destekleyici bir araç olarak kullanmaktadır. Bu belgeselde, müziğin iyileştirici gücünün teorik çerçevesi Sanat Tarihçisi Dr. Mehmet Kahyaoğlu ve ses ile sanat terapisi alanındaki çalışmalarıyla tanınan öğretim görevlisi Kerem Kaban ile tartışılırken; belgeselin önemli bir bölümü, Kuşadası Aydın’da yaşayan Müzik Terapisti ve Neyzen Kerem Tufan’ın, mesleki ve kişisel hayatında bir dönüm noktası olan Ali ile tanışması ve onunla kurduğu ilişki üzerinden müzik terapisinin gözle görülür etkilerine odaklanmaktadır.
“Balkancisco” (Türkiye)
Yönetmen: Tuğrul Sarıkaya
Konu: Genç bir Türk göçmeni San Francisco’ya vardığında kendini sürekli büyüyen bir Balkan müzik sahnesinin içinde bulur ve Körfez Bölgesi’nin Balkan müziği için nasıl bu kadar önemli bir merkez haline geldiğini, yerel müzik sahnesini nasıl etkilediğini ve müziğin sınırları nasıl aştığını keşfetmek için yola çıkar.
“Bakırköy Underground” (Türkiye)
Yönetmen: Berkay Şatır
Konu: “Bir kurtuluş yeri” olan Bakırköy’ün rengârenk tarihine kişisel bir yolculuk. Berkay Şatır, 90’lar ve 2000’lerden benzersiz arşiv görüntüleri ve fotoğraflar eşliğinde, müzikal bir kimliğin değişen dokusuna bakarak izleyiciyi kendi anıları ve mahallesi aracılığıyla müzikal bir gelişim yolculuğuna davet ediyor.
“Return of the Creeps” (Yunanistan)
Yönetmen: Nikos Chantzis
Konu: Atina, 1982. Yunanistan’daki ilk ve en etkili bağımsız plak şirketlerinden biri: Creep Records. Kısa ömrü boyunca kataloğunda, Yunan Yeni Dalgası ve Post Punk sahnesinin en önemli gruplarından bazılarına yer verdi.
“Bartók Nyomában (Bartók’un İzinde) (Macaristan)
Yönetmen: Kálmán Kázsmér
Konu: Bartók’un İzinde, Macaristan’ın en ünlü bestecisinin 1936’da Türkiye’ye yaptığı yolculuğu yeniden canlandırıyor; onun ateşini ve tutkusunu yakalamayı, ayrıca onun izinden giden genç bir çiftin gözünden nefes kesici bir müzikal El Camino’yu yeniden keşfetmeyi amaçlıyor.
Her biri farklı bir sesin, hikâyenin ve duygunun izini süren bu yapımlar, müziğin sadece duyulan değil; aynı zamanda yaşanan bir deneyim olduğunu hatırlatıyor.
Üç gün boyunca festival yalnızca film gösterimleriyle sınırlı kalmayacak; müzik ve sinemanın kesişim noktalarını tartışmaya açacak söyleşiler, atölyeler ve özel etkinliklerle şehre yeni bir soluk katacak. Festivalin belgesel yarışması, sinema diliyle anlatılmış yerli ve yabancı müzik hikâyelerini keşfetmek için benzersiz bir alan sunarken; ilham verici buluşmalar katılımcıları bambaşka bir deneyimin parçası olmaya davet edecek.


















