
Star Wars evreninin son yıllarda hiç şüphesiz en sevilen ikilisi Mandalorian ve Grogu olmuştur. Disney+ platformunda 3 sezon boyunca bir seri olarak karşımıza çıkan bu ikili, şimdi maceralarını beyazperdeye taşımış durumda. Jon Favreau’nun yönetmenliğini üstlendiği ve Dave Filoni ile birlikte yazdığı filmde, Pedro Pascal’ı yeniden Mandalorian rolünde izlerken Sigourney Weaver da bu maceranın bir parçası oluyor.
Mandalorian Yeni Bir Görevde
Kötü İmparatorluk yıkılmış, Yeni Cumhuriyet ise uğruna savaşılan her şeyi koruma hedefindedir. Ancak galaksinin dört bir yanına yayılmış olan savaş lordları da hâlâ bir tehlike unsurudur ve onların da bir şekilde yakalanması gerekmektedir. Ödül avcımız Din Djarin yani namı diğer Mandalorian, yeni komutan Ward’un emriyle kimliği bilinmeyen savaş lordlarından Coin’i bulmakla görevlendirilir. Coin’in nerede olduğuna dair bilgi de öldürülen suç örgütü lideri Jabba’nın kardeşleri olan Hutt İkizleri’ndedir. Her iyiliğin karşılığı olduğu gibi Hutt İkizleri de bir iyilik karşılığında bu bilgiyi vermeye niyetlidir. Yapılması gereken, Jabba’nın oğlu ve tahtın varisi Rotta’yı, esir tutulduğu suç örgütünden kurtarmaktır. Mandalorian, himayesindeki Grogu’yu da yanına alarak bu tehlikeli macera için yola çıkar.

Yeni Maceranın İyileri ve Kötüleri
Yeni Cumhuriyet’i korumak adına yapılan bu yolculukta Mandalorian ve Grogu hem iyiyi hem de kötüyü görüyor diyebiliriz. Yeni komutan Ward, savaş lordlarının tek tek yakalanmasına kararlı, çünkü elde edilecek bilgilerle bu yeni yapıyı daha da korumayı başarabilecekler. Mandalorian’ın bazı başına buyruk hareketlerini tasvip etmese de onun en büyük destekçisi. Bu rolde Sigourney Weaver’ı izlemek ise ayrı bir güzel. Organize suçun olmadığı bir evren yok ve bu hikâyenin kötüleri arasında da Hutt İkizleri yer almakta. Tabii Rotta’yı Shakari gezegeninde esir tutan, her akşam dövüştürerek bir de üzerinden paralar kazanan suç örgütü lideri Janu’nun da onlardan eksik kalır yanı yok. Filmde Janu rolünde izlediğimiz isim ise Jonny Coyne. Jabba’nın oğlu Rotta ise her akşam çıktığı dövüşlerin sonunda bir gün özgürlüğüne kavuşacağı hayaline tutunmakta. Mandalorian ve Grogu’yla karşılaşması, hayatını değiştirecek olayların başlangıcı olur. Rotta’ya ses veren isim, Bear dizisinin sevilen ismi Jeremy Allen White’dan başkası değil.
Mandalorian ve Grogu, Shakari gezegenine adım attıkları anda Janu hakkında bir şekilde bilgi sahibi olmaları gerekiyor. Burada ise devreye seyyar bir yemek satıcısı olan Hugo devreye giriyor. Ekmeğinin peşinde olan ve kötü bir şeye bulaşmak istemeyen Hugo yine de mümkün olduğunca ikiliye yardımcı oluyor. Hugo’ya sesiyle hayat veren isim ise şaşırtıcı bir şekilde Martin Scorsese. (Ne diyebiliriz ki, bu Star Wars evreni öyle kudretli ki Scorsese’yi bile içine dâhil edebiliyor.) Mandalorian ve Grogu’nun yolculuklarında yardımını esirgemeyen karakterlerden biri Yeni Cumhuriyet’in pilotlardan Garazeb “Zeb” Orrelios. Bir görünüp bir kaybolan bu karakteri Steve Blum seslendiriyor.
Gönülleri Fetheden Varlık: Grogu
Beyazperdeye taşınan Mandalorian ve Grogu’nun hikâyesi ortalama bir düzeyde. Mando, yeni bir görev üzerinde. Jabba’nın oğlu Rotta’yı kurtaracak, karşılığında Hutt ikizlerinden gizemli savaş lordu Coin’in yerini öğrenecek, onu bulacak ve Ward’a teslim edecek. Tehlikelerle dolu görevde müttefikler de yok değil. Ve tabii tüm bu olan bitenler arasında Grogu da sevimli halleriyle herkesin gönlünde yer ediyor. Göründüğü her sahnede bir ışık gibi parlayan bu bebek Yoda, Mandalorian’ın bu kadar sevilmesini baş nedeni. 40’lı yaşlarının sonlarını yaşayan ben bile Grogu’yu gördüğümde kendimden geçiyorsam, küçük izleyicilerin neler hissettiğini tahmin bile edemiyorum. Mando’yla aralarındaki bağ her geçen gün daha da kuvvetleniyor ve ikisinin arasındaki bu baba-çocuk ilişkisi oldukça etkili. Hal böyleyken fenomene dönüşen bu ikiliden biraz da beyazperdede nemalanmamak olmazdı. Bu fikir iyi ama hikâye ne yazık ki ön görülebilir ve vasat. Bu kadar potansiyel barındıran bu kahramanlar daha iyi bir senaryoyla beyazperdede karşımıza çıkabilirdi. Yine de kusursuza yakın görselliğiyle bunu bir şekilde telafi ettiğini belirtmekte fayda var.
Mandalorian ve Grogu’yu ileride nasıl maceralarda ve nerede göreceğiz bilinmez ama şimdilik iki saatlik bir süreyle sinemalarda. Biraz güzel vakit geçirmek isteyenler vakit kaybetmeden biletlerini alsın. Şimdiden herkese keyifli seyirler.

















