Kimi zaman “platonik” bir şekilde başlayan aşklar gerçeğe dönüştüğünde, yaşanan o mutluluğun tarifi hiç şüphesiz yoktur. Ama aşkın da bir dozunun olduğunu göz önüne almak lazım. Ne de olsa “her şeyin fazlası zarar.” İşte 15 Mayıs itibariyle sinemalarda yerini alacak Saplantı (Obsession), tam da fazla aşkın korkutucu taraflarını yüzümüze çarpıyor. Curry Barker’ın yazıp yönettiği filmde Michael Johnston ve Inde Navarrette’i saplantılı bir ilişkinin baş karakterleri olarak görüyoruz.
Dile Benden Ne Dilersen
Baron yani yakın arkadaşlarının hitabıyla Bear, uzun süredir çocukluk arkadaşı ve aynı müzik dükkanında çalıştığı Nikki’ye âşıktır. Beslediği bu platonik aşkın karşılık bulmasını çok istese de ona açılmaktan sürekli çekinir. Nihayet yine toplu bir arkadaş buluşması öncesinde kolyesini düşüren Nikki’ye yeni bir kolye almaya karar verir. Mistik ürünler satan bir dükkânda kolyelere bakarken, “tek dilek ağacı” adında ilginç bir şey fark eder. Güya bunu kıran kişinin dileği gerçekleşecektir. Bear, tek dilek ağacından bir tane alır ve arkadaşlarıyla buluşmaya gider. Gecenin sonunda Nikki’yi eve bırakırken yine duygularını söylemeye cesaret edemez. Ve çareyi de dükkândan aldığı çubuğu kırıp dileğini tutmakta bulur. Bear’ın dileği tabii ki bellidir: Nikki’nin onu dünyadaki her şeyden çok ama çok sevmesi. Ve işte ne olacaksa, ağzından çıkan dilekten sonra olur. Ama hiç de hayalindeki gibi değil…
Karakterler ve Oyuncular
Saplantı, az ama öz bir oyuncu kadrosuna sahip diyebiliriz. Aşkının karşılık bulmasını bekleyen Bear rolünde Michael Johnston, tek dileğin mağduru olarak tanımlayabileceğimiz Bear’ın aşkı Nikki rolünde ise Inde Navarrette’i izliyoruz. Yakın arkadaş gruplarının diğer iki üyesi olan Ian’ı Cooper Tomlinson, Sarah’yı Megan Lawless canlandırıyor. Andy Richter, bu dört arkadaşın çalıştığı müzik dükkanının sahibi Carter rolünde.
Aşkın Gözü Kördür
Saplantı, aşkın karanlık yüzünü gösteren, korkudan ziyade fazlasıyla geren, rahatsız edici bir hikâyeye sahip. Bear’ın tek dilek ağacını kırıp içinden geçenleri söylemesiyle birlikte Nikki’nin yaşadığı değişim insana sevgiyi sorgulatacak türden. Bear, ilk andan itibaren bir terslik olduğunun farkında ama bir süreliğine de olsa uzun zamandır hayalini kurduğu o güzel anları yaşıyor. Ta ki Nikki’nin aşırı sahiplenici tavrı belirgin ve ürkütücü bir hal alıncaya kadar. Bir zamanlar “Freaky Nikki” diye takıldıkları Nikki gerçekten bu sevgiyle çıldırma noktasına geliyor ve Bear’ı bir an olsun yalnız bırakmıyor. Bunu da Bear’ın işe gitmek için evden çıkmaya çalışma sahnesinde ilginç bir şekilde deneyimleyebiliyoruz. Ani histeri krizleri, gecenin bir vakti sinsi izlemeler derken arkadaş ortamlarında aşırıya kaçan davranışlarla artık bu sapkın sevginin sona ermesi gerekmektedir. Ama nasıl? Çözümü belli ama tabii Bear bunu yapabilecek mi…

Monkey’s Paw Filmin İlham Kaynağı
Filmin senaryosunu ve yönetmenliğini üstlenen Curry Barker, The Simpsons’ın bir bölümünde Monkey’s Paw hikâyesine yapılan göndermeyi izledikten sonra Saplantı’yı yazmaya başlamış. Birçok oyuncunun deneme çekiminden sonra da çılgın Nikki rolünde Inde Navarrette seçiliyor. Ki ne kadar doğru bir seçim olduğunu da filmi izlerken anlıyoruz. Bu kadar git-gelli bir ruh halini gayet iyi bir performansla yansıtmayı başarıyor. Keza Michael Johnston da Bear karakterinin yaşadığı o çaresizliği izleyiciye çok samimi bir şekilde geçiriyor. Filmin sonu zaten belli bir noktadan sonra kendini belli etse de ben kendimce hikâyeye başka bir sonu uygun gördüm. Ama benim sonum Barker’ınkinden biraz daha acımasız. Yine de her şeye rağmen bu tehlikeli dileğin günümüzdeki kimi o yılışık ilişkileri de bir nebze hatırlatması gayet yerinde oldu.
Sen Sen Ol, Ne Dilediğine Dikkat Et
Bu dünyada dilemenin sonu yok. Hepimizin kendine göre istekleri ve arzuları var. Sizi bilmem ama ben dileklerimi mümkün olduğunca spesifik, ayrıntılı bir şekilde belirtmeyi tercih ediyorum. Saplantı’yı izlerken de “Ah be Bear, keşke şu dileğini daha bir ayrıntılı dileseydin de başına bunlar gelmeseydi” diye düşünmeden edemedim. Muhtemelen sizler de filme şans verirseniz, aynı düşüncelere sahip olacaksınız. Şimdiden iyi seyirler.


















